Izmirli Oykuler

Tag Archive

Milliyetçiliğin evrimi-9

By Göksel Eren

Yeni Dönem
Türkiye, 1950′li yılların sonlarına doğru popülist yönlendirmelerle, biraz da bize özgü bir biçimde gelişen başıboş liberalizm yarattığı sıkıntılarla boğuşurken, iktidardaki Demokrat Parti’ye karşı yürütülen muhalefetin temel politikası, ekonomide Keynesci düzenlemelerle geçmek ve planlı kalkınma yöntemlerini benimsemekti. “Planlı Kalkınma” o dönemde dünya kapitalist sisteminin az gelişmiş veya gelişmekte olan ülkeler bağlamında temel bir paradigması olup,… »

Milliyetçiliğin evrimi-7

By Göksel Eren

Çok Partili Siyasal Yaşama
7 Ocak 1946′da kurulan ve dört yıl sonra yapılan seçimlerde (14 Mayıs 1950′de) 27 yıllık tek parti dönemini sona erdiren, Demokrat Parti, Türkiye Cumhuriyeti’nde ilk defa serbest seçimle iktidarı kazanan partidir. Sırasıyla 1950, 1954 ve 1957 seçimlerini kazanmış ve on yıl boyunca (1950-1960) iktidar olmuştur. Demokrat Parti’nin kökenleri, 1902 yılında yapılan Jön… »

Milliyetçiliğin Evrimi -5-

By Göksel Eren

Ulus Devlet Yaratma Çabaları
1789 Fransız Burjuva devrimi, Feodal sistemi yıkıp yerine modern devletin tohumlarını atmıştı. Sanayinin ve ticaretin gelişmesi, arkaik sisteme sığmaz olmuş yeni bir sistem ihtiyacı doğurmuştu. Burjuvazi kazanmış olduğu ekonomik gücün yanında, politik güçte istiyordu. Özel mülkiyetin tanınması, feodallerin ve kilisenin ellerindeki toprakların özelleşmesi, toprak köleliğinin sona erdirilip, köylü kitlelerin şehirlere gelip işletmelerde… »

Barış süreci: İki galip, iki mağlup

By Atilla Doğan

Son yaşanan olaylar artık tablonun bütününün ortaya çıkmasına ve gri olan alanların aydınlanmasına yardımcı olmuştur. Kandilden ve Mahmur kampından gelen 34 kişi (bunlardan beş kişi PKK’li, diğerleri ise mülteci) artık evlerine dönmüşlerdir. Bu süreç siyasi açılım tartışmalarında yeni ve somut bir evredir.
Devletin zirvesinde (MGK, MİT, TSK, Cumhurbaşkanlığı ve Hükümet) barış sürecine ilişkin bir mutabakatın… »

“savaş ve barış”tan, “savaş ya da barış”a

By kacakkova

Bu fotoğraf, görece çok uzun olmayacak bir zaman kesitinde muhtemelen, şu an içinden geçilmekte olan sürecin simgesi olacaktır.
“Barış elçileri” olarak Kandil’den gelen gerilla grubunun sınırdan geçişi, her şeyden önce ‘savaş ve barış‘ politikalarının yeni bir eşiğe geldiğini, ‘savaş ya da barış‘a dönüştüğünü gösteriyor. Usluptaki kırılmaların, “kürt sorunu”na endeksli söylem alanının yeni evrilmeler ve gerilimlerle yeniden… »

Aşırı Milliyetçi Kapanım ve Nefret Suçları: I

By Didem Aydın

(Yazının farklı bir şekli “Edebiyat ve Hukuk” sitesinde yayınlanmıştır.)
Giriş
Bu yazıda dünyanın her coğrafyasında rastlanan temel bir “insani-toplumsal” sorun “takımadası”na; ırkçılık, zenofobi, aşırı milliyetçilik, yabancı düşmanlığı, islam düşmanlığı, islamofobi, anti-semitizm, homofobi, kurumsal, yapısal veya özel ayrımcılık olgularına bağlı tehlikeli bir suç kategorisine değineceğim: nefret suçları.
Nefret suçlarından söz ederken hangi eylemlerin akla gelmesi gerektiğini aşağıdaki “dış… »

Dünya Nereye ?

By Asım Us

Iki gün önce İran’ın %100 yerli teknolojiyle uzaya uydusunu gönderdiği haberi batı basınına bomba gibi düştü ve endişe yarattı. Çünkü bu tip bir teknolojiyi içinde barındıran İran, nükleer başlıklı füzeleri de uzak mesafelere gönderme olanağına da sahip demektir. Batı da bunu bir tehdit olarak algılamakta.
İran’ın nükleer teknolojiye sahip olmasının bir tehdit unsuru olarak algılanmasının sebebi,… »

AB SÜRECİNDEKİ TÜRKİYE’NİN BBC’YE YANSIYAN YÜZÜ

By Ayse Umut

BBC ONLINE’da 19 Kasım 2008 tarihinde “Şiddet İçeren Milliyetçilik Türkiye’yi Yakıp Kavuruyor” başlığı altında Sarah Rainsford imzasıyla yayınlanmış bir haber, AB sürecindeki Türkiye’nin dış dünyaya “faşizan” bir kimlikle yansıdığını açıkça gösteriyor.
Haberi Hem BBC, Hemde diğer mecralarda takip ettik. Ancak Türkçe tercümesinin yayınlarına ulaşamadık.
Serbest yazarlar platformu olarak, bu haberle ilgili çekince ve analizimiz http://www.serbestyazarlar.com/?p=680… »

Milliyetçilik, Küreselleşme ve Sosyalizm

By Atilla Doğan

Milliyetçilik olgusu kapitalizmin, feodalizmi tasfiye etmesinin şafağında oluşmuş, ideolojik ve politik bir bakış açısıdır.
İdeolojik köklerini ve meşruiyetini kapitalist toplumun çelişik yapısından alarak beslenmektedir. Coğrafi ve siyasi sınırlara kendini hapseden, burjuva sınıf ilişkilerinin ve sömürünün üstünü örten bir amacı vardır. Daha da kötüsü başka uluslardan emekçilerin birlik olmasının ve… »

Arsiv

...  Add to Technorati Favorites  Google a Ekle