Marx ve Engels’in görüşlerinin şekillenişini Marksist yöntemle ele alarak kapsamlı bir biçimde incelemeye tabi tuttuğu Marksizmin Doğuşu adlı kitabı Kalkedon Yayınevi’nden çıktı.
Marksizm hem pratikten… »
Tag Archive
Ne oluyor?
Son yaşanan gelişmelere bakacak olursak; devlet tüm kurumları ile demokratikleşme konusunda kararlı mı? Açılım devam mı etmekte? Hükümet ve asker “barış” içinde mi? Ordu bünyesindeki (özellikle Deniz Kuvvetleri) hukuk dışı yapılardan ve mezhep ayrımcılarından mı arındırılıyor? Gibi onlarca sorular ile karşı karşıya kalırız. İyimser görüş “demokratikleşeceğiz” ve 3-5 yıl sonra her şey düzelecek demekte iken,… »
Nasıl bir “sol” parti istemeliyiz!
Üzerinde yaşadığımız bu topraklar kaynamaktadır. Daha da ötesi dünya kaynamaktadır. Çok kutuplu bir hal alan dünya siyasi arenası dinsel gerilim, milliyetçi boğazlaşma, ekonomik kriz, nükleer tehdit ve ekolojik tahribat çıkmazına girmiştir. Bütün bu çelişkilere karşı kendini tek yetkili gören ABD emperyalizmi (ve Britanya) dünyanın bu bunalımını kendi içine doğru maas etmektedir. ABD eğer gelişmelere çözümsüz… »
Kitlesiz Cumhuriyetten… kitlesiz barışa doğru mu?
1923’de Türkiye Cumhuriyeti devleti toprak sahipleri, ticaret burjuvazisi ve asker-sivil bürokrasinin ittifakı sonucu tepeden ve kitlesiz bir devrim olarak inşa edilmiştir. Bu niteliği yüzünden Kemalist devrim ne kuruluş aşamasında, ne de günümüzde asla demokratik olmamıştır. Siyasal rejim kendisini 1950’lere kadar tek parti ile sınırlamış, muhalif partileri ya kapatmış ya da kurulmasına izin vermemiştir. (1950’den günümüze… »
Ermeni protokolü
Paulo Coelho’nun simyacı romanını hepiniz bilirsiniz. Simyacıların işi altın üretmektir. Bir çeşit sihirbazlık yapmak işin özü. Türkiye için Ermeni sorunu da böyledir. Aslında tüm azınlıklar Türkiye için tabudur. Etrafı düşmanlarla çevrili, her kesin topraklarında gözü olan, bölünme paranoyasıyla efsunlanmış devlet politikası. Osmanlı İmparatorluğu’ndan miras kalan “Sünni Müslüman Türk” olmayanların ikinci sınıf olarak görüldüğü bir bakış… »
Obama’ya Nobel ödülü, barışa dinamit!
Bir varmış bir yokmuş, bir küçük kurtcağız varmış. Bütün koyunlar ona kötü davranırmış. Bir de kötü bir prens varmış, güzel de bir cadı, şerefli olansa bir korsanmış. Bir zamanlar bütün bunlar varmış. Meğer rüyamdaki, baş aşağı dönmüş bir dünyaymış.
José Agustín Goytisolo (Franco karşıtı Katalan şairi, 1928-1999)
Dinamitin mucidi Alfred Nobel adına verilen ödüller, yüz yılı aşan… »
PKK ve Sosyalist hareket.
PKK, varlığını ilk kez Türkiye’ye ve dünyaya 1984 yılında askeri karakollara düzenlediği silahlı baskın ile hissettirmiştir. 1984’ün arka planında 12 Eylül Askeri rejimi ve başta Diyarbakır cezaevi olmak üzere, pek çok yerde insanlık dışı uygulamalar vardır. 1984 eylemi unutulmaya yüz tutmuş Kürt halkı gerçeğine yaşama şansı sunmuş ve onu politik arenaya çekebilmiştir. Bu Kürtler açısından… »
Özalizm ve Kemalizm’in mutsuz evliliği: Taşeron Cumhuriyeti
İçinde bulunduğumuz coğrafya, Ekim Devrimi ülkesinin ve Doğu Bloğu’nun çözülmesinin ardından, hâlâ peş peşe siyasal buhranlardan ve sınır değişikliklerinden kurtulabilmiş değil. Dengeler her an değişiyor ve bütün parametreler oynak ve aşırı ısınmış bir zemin üzerinde cereyan ediyor. Emperyalist kapitalist sistem bu gelişme karşısında, Yeni Dünya Düzeni (YDD) denilen deli gömleğini siyasal bir proje olarak emekçilere… »
Değişmek ya da değişmemek. İşte bütün mesele bu!
“Değiştim, gelişerek değiştim, çünkü çağ dışı değilim!”
”Değişmedim, değişemem. Halkıma yalan söyleyemem.”
Yukarıda okuduğunuz iki söz de başbakan Recep Tayyip Erdoğan’a ait. İkisinden birisi doğru. Doğal olarak ikisinden birisi de yalan. Mesele hangisinin doğru hangisinin yalan olduğunu bulmakta zaten. Ancak bizler bu bilmeceyle uğraşırken (ya da aydınlarımız(!) uğraşmazken) başbakan, uygulamalarıyla bizlere ipuçları vermekte.
Şimdi başbakan değişti mi, değişmedi… »
İran ve Batının Riyakarlığı
İran’daki hareketlilik, şüphesiz tüm dünyanın dikkatini çekmektedir. Ahmedinejad’ın kazandığı seçimler sonrasında, yüz binlerle ifade edilen bir kitle sokaklara döküldü, haklarını arıyorlar.
Ortalık ne zaman durulur bilemeyiz, ancak seçimlerin yeniden yapılması veya oyların yeniden sayılması gibi bir ihtimal söz konusu değil. Zaten Musavi de başa gelseydi İran’da, çok fazla… »
Dünya Nereye ?
Iki gün önce İran’ın %100 yerli teknolojiyle uzaya uydusunu gönderdiği haberi batı basınına bomba gibi düştü ve endişe yarattı. Çünkü bu tip bir teknolojiyi içinde barındıran İran, nükleer başlıklı füzeleri de uzak mesafelere gönderme olanağına da sahip demektir. Batı da bunu bir tehdit olarak algılamakta.
İran’ın nükleer teknolojiye sahip olmasının bir tehdit unsuru olarak algılanmasının sebebi,… »
