Siyah konuşan beyaz bir ses: OBAMA!
20 Ocak salı günü selefi olan Bush’tan başkanlığı İncil üzerine yemin ederek alan Obama, yaklaşık yirmi dakika süren bir konuşma yaptı.
Obama, köleliği kaldıran başkan olarak hatırlanan Abraham Lincoln’ın doğumunun iki yüzüncü yılına denk gelen başkanlık yemin töreni için bir başlık da seçti: Özgürlüğün Yeniden Doğuşu.
Acaba bu başlık örtük biçimde yeni ve daha kapsamlı savaşlar dönemini mi gizliyor?
Bu başlık atında konuşmasına devam eden Obama: “Şu an bir krizin ortasındayız, ulusumuz savaş içinde, ekonomimiz kırılgan. Şimdi zor tercihler yaparak ulusumuzu yeniçağa hazırlamak zorundayız. Bugün burada umudun korkuya egemen olduğunu göstermek için toplandık. Amerika, şuna emin ol! Bu sorunların hepsini aşacağız. Amerika’yı yeniden inşa etmenin zamanı geldi.” diyerek sürdürdü.
Fakat ne gariptir ki, Bush’un savunma Bakanı olan Robert Gates’i kendi kabinesinin savunma Bakanı yaptı. Bu geleceğe ilişkin önemli bir soru işaretidir!
Obama sözlerini dünya barışından söz ederek sürdürdü. Oysa selefi Bush 11 Eylül saldırısına cevaben şöyle seslenmişti: “ABD’nin terörizme karşı savaşı, binyıl sürecek bir savaştır” Ve Bush giderayak İsrail’in Gazze saldırısına “onay” vermiş, İsrail Siyonist devletinin Obama’yı zor durumda bırakmadan “alan temizliği” yapmasına bu geçiş döneminde yol vermişti.
Dünya’ya barış nasıl gelecek?
İsrail Siyonizm’i, Yakındoğu’da varlığını ABD ve Britanya emperyalizminden aldığı güçle devam ederken, Filistin halkına yaşadığı topraklarda özgürlük gelmesi mümkün mü? Hamas ve Hizbullah gibi örgütler gerekçe gösterilerek İran’a karşı bir savaşın zemini mi hazırlanıyor? ABD ve müttefikleri Afganistan ve Irak’ tan askerlerini geri çekecekler mi? ABD militarizmi NATO eliyle yürüttüğü savaş stratejilerine son verecek mi? Dünyanın çeşitli bölgelerine konuşlandırdığı üslerini lav edecek mi? Savaş ve uçak gemileri dünyada jandarma görevini sürdürecek mi? CIA ve paramiliter güçler ile muhalif ülkelerde iktidar değişimlerine devam edecek mi? Bunlara verilecek sorular bizim Birleşik devletlerin karakterini tespit etmemizi, Obama ve ekibine biçilen rolü sorgulamamızı gerektirir.
Obama “dünyaya barış getirmek istiyorum” diyor. Oysa dünya da sürmekte olan yerel ve bölgesel savaşların içinde rol alan Birleşik devletler barıştan nasıl bahsedebilir? Dünya medyası ve onun uzantısı olan “ulusal” medyalar iyimser hava estirmekteler. Fakat biz ise, tam tersini düşünmekteyiz. Küresel ekonomik kriz dünyayı bir felaketin eşiğine getirmiştir. Bu kriz savaşlara, iç savaşlara, askeri darbelere ve devrimlere gebedir.
Obama “Beyaz Birleşik Devletlerin” siyah sesidir.
Bu yüzden bu sese karşı iyimser yaklaşmadan temkinli olmak gerekir.

[...] İlgili bağlantılar: Siyah konuşan beyaz ses [...]