Kulak Misafiri

Eksik*

yangın

şimdi nerdesin, kolları budandıkça kollar
başı vuruldukça başlar fışkıran orman
seni gölgenle mi yaktılar

uçurtma: düş idi, ruhum: uçman,
ip: şiir idi, rüzgâr: okyanusun dişi sırtını çıldırtıyor ve
göğ, kırılan cam sesleriyle dökülüyor idi, akşam:

vurulmadan düşen av, ey üzünce belenmiş akıl!
onurlu rıhtımlar boyu ılgardı yelkenleri al atlar…
yüzlerini tarasın dursun uykusuz işliğinde bir ozan,
kaptansız çetelerin düşük manalı yüksek dalgalı saçlarında
sahih yalanlarla karılmış deste deste adamlar,
kara bayraklara işerdi, sereni kan, dümeni kan!
buldukları gibi kaçtılar haritanın ikizini, ben de
sözün geniş göğsüne defnettim kurtuluşun defnesini
kopacak kalınlaştığı yerden tayfunlar, boranlar
doğacak buruşuk bezelye suratlı çocuk iki nehir ortasından
uçmadan konan kuş, ey sağılmış dul yürek!
ırgalar idiysem zaten kırılmış sihirli maskeleri
kırçıllarına çarpıldığım ip inceldiği yerden kopar
derununa döner hortlaklar, mavi kordelalarıyla evcil kitaplar
devrim içre tek bırakılır kenar süsü kelebekli cam

kör koyan aydınlık, en yönsüz ilerleyişler çağı!
atılmış oyuncakları gerer de kasnağına dal elleriyle gece
nakşolur tarihe kağıttan direnişlerle endâm

1993

*: Sivas’ta yakılarak katledilenlerin anısına yazılmıştı ve Sombahar şiir dergisinde yayınlanmıştı.

Yorumlar

Arsiv

...  Add to Technorati Favorites  Google a Ekle