katiller komitasi

Renkler

Don Hikâyeleri/Şolohov’un Diyalektiği

Cüneyt Uzunlar

1.
Şolohov, Don Hikâyeleri’nde Ekim Devrimi’ni müteakiben Don Kazakları’nın Sosyalist Cumhuriyet’in askerleri ve memurlarıyla çatışmalarını dramatik bir üslupla anlatır. Babalar oğullar karşı cephelerdedir. Oğul babayı, baba oğulu lânetler, öldürür. Bazen baba devrimci bazen ‘karşı-devrimcidir’.
Şolohov’un berrak anlatma yeteneği öyle şaşırtıcı ki. Batı’lı modern yazarın entrikalarından daha çarpıcı kılıyor yarattığı gerçeklik hissi. Gerçeklik hissi orada olma, orayı bilme,… »

Ağacı Yıldırım Beni Huzur

Banu Kevser

“Ne ister kalbim, ayaklarım ne arar
Ormanı artık göremeyecek miyim ben?
Yeni ayrıldığım yerlerdi benim yurdum
Gece karanlığında şehre giden yolda
Birden duruyorum.” (K. Hamsun)


Kendi kendini doğuran neşenin, hareketin, neredeyse nefes almadan konuşma alışkanlığının aniden kesilivermesi için, gerçeğin sırrının  şimşek hızında teması yeterliymiş demek.
Şehirden uzak; gökle öpüşürken baharda sonsuz yeşil , şimdi sonsuz sarı bir düzlükte tek bir ağaçmış… »

Duruşma, Yatışma, Kalkışma: Bir Kâbusun Kısa Hikâyesi

Didem Aydın
durusma

Geçen uykuda bir kâbus gördüm. Bizim sevgili “hakçalık ortamı”mızdan çok farklı bir ülkedeydim. İnanılır gibi bir yer değildi burası. Adına hukuk devleti diyorlardı. Ve ben o yerde, aksi gibi, avukattım! Bir mahkeme binasındaydım. Sonra bir başkasında, sonra bir diğerinde. Ülkenin mahkeme binalarında avukat olarak öylece dolaşırken (aslında daha çok hakim ve savcı adı verilenlerin ayaklarının… »

Zürafalar ve Çakallar

Zeynep Kocasinan
Zürafa

Yürekten İletişim – Şiddetsiz İletişim konusunu aktarmaya olan arzum bitmiyor. Dünya üzerinde fosil yakıtların karbon salınımları dünyayı yaşanamaz kılmaya başlarken, sözcüklerimiz dünyaya ve insanlara çok daha farklı zararlar verebiliyor. Sözler tüm yaşlarda bizi etkiliyor, ama en çok da küçük yaşlarda.
Ailelerimizden duyduğumuz sözler var. Öğretmenlerimizden duyduğumuz sözler var. Prof. Dr. Yankı Yazgan çocukların ruh sağlığını etkileyen… »

Yürekten İletişim

Zeynep Kocasinan

Şiddetsiz İletişim dünyada en çok konuşulan tekniklerden bir tanesi. Dünyamızdaki sosyal ve siyasal tartışmaların aşılmasında, dünyada barışa dair kullanılabilecek en güzel araçlardan bir tanesi. Bu yaklaşımın dünyada kullanılmakta olan adı nonviolent communication, yani şiddetsiz iletişim. İçinde şiddet kelimesi geçiyor. Söylediğimiz ve odaklandığımız şeyleri yaşamımıza çektiğimizi belirten birçok öğretiyi dikkate alınca bu ifade şiddet kavramını çalışmanın… »

Gulliver’in Gezileri’nde Ölçü, Değer, Töre, Yasa ve Yönetim Biçimleri, I: Lilliput’a Seyahat

Didem Aydın
Gulliver1

Giriş.
Klasikler üç kere okunur, derler. İlk kez çocuk iken, sonra yetişkin iken ve bir de olgunlukta. İşte ben de “Edebiyat ve Hukuk” çalışmalarımın bir bölümünü, “ikinci okuma sürecimde” beni yeniden etkileyen eserleri çözümlemeye adayacağım. İlk olarak Gulliver’in Gezileri ile başlamak istiyorum. Jonathan Swift’in 1726 yılında tamamladığı Gulliver’in Gezileri, klasikler arasında en sevilen eserlerden biri. Hem… »

Gazi Mahallesi/Sokak Festivali

Cüneyt Uzunlar
festival-siyah

Gazi Mahallesin de, 25 Temmuz 09 Cumartesi günü, her dilden her telden şarkılar söylenecek, halaylar, horonlar birbirine karışacak, zılgıtlar parmak şıklatmalarına eşlik edecek, rüzgar doğudan batıdan kuzeyden güneyden birbirinin içinden geçerek, güzellikle esecek. Gazi Mahallesinde sokaklar “Festivale” kesecek, “Uzaklar Yakınlaşacak, Kültürler Buluşacak” ve Gazi Mahallesi Sokak Festivali projesi hayata geçecek.

Daha Fazla Bilgi: Barış… »

Balkan Köylülerinin Boş Zamanları, Büyük Vampir Efsaneleri veya Yemek Masası Altındaki Bir Kanişin Bir Yaz Akşamı Sohbetinden Duydukları

Didem Aydın
Nikolay

Kanişcağızın sahibesinin torunu kuduz aşısı olmuştur. Kuduz aşısının son gününün gecesi, kanişin sahibesinin oğlu ile sahibenin eski sevgilisi olduğunu öğrendiğimiz yaşlı bir adam, vampir efsaneleri ve kuduz hastalığından konuşurlar. Sabaha kadar sürecek bu çakırkeyif sohbet, bitmek bilmez ve kanişcağızın keyfini kaçırır…. »

Bir Kuzey Afrika Masalı

Banu Kevser

Kızıl bir şehir burası. Ya da kil renginden elbiseler giyinmiş zarif bir kadının ruhunda dolaşıyor gibisiniz caddelerinde yürürken. Sıcak alıştığımızdan daha çok. Ama hoşuma gidiyor benim. Ilık rüzgârlar var arada gelip dokunan, taştan sokaklar, tütsü kokularından bir davetle gerçekten rüyaya çeken…
Maracesh’in her yanı kızıl. Yanardöner gölgeler içinde yürüyorsunuz daracık sokaklarından. İki kişi yan yana zor… »

Reflektogram*

Banu Kevser
repainted by infrared

Kız yağlıboya bir tablo gibi orada,  adamın uzaktaki krallığında belirivermiş olsa. İlk göründüğü kadarıyla bilse geriye kalan herkes onu.
Aslında tablo kızın içinde eskiz halinden kalan karmakarışık kurşun kalem izleri olsa. Sonradan terebentinle silinmiş, yanlış boyanmış yerleri olsa. Taslak halinden kalan şablonun bölük pörçük izleri olsa boyaların altında, meşeden yapılmış bir tablaya güç bela sırtını dayamış… »

Arsiv

...  Add to Technorati Favorites  Google a Ekle