Marx ve Engels’in görüşlerinin şekillenişini Marksist yöntemle ele alarak kapsamlı bir biçimde incelemeye tabi tuttuğu Marksizmin Doğuşu adlı kitabı Kalkedon Yayınevi’nden çıktı.
Marksizm hem pratikten… »
Gündem
Kitap Tanıtımı: “Marksizmin Doğuşu”
Marx ve Engels’in görüşlerinin şekillenişini Marksist yöntemle ele alarak kapsamlı bir biçimde incelemeye tabi tuttuğu Marksizmin Doğuşu adlı kitabı Kalkedon Yayınevi’nden çıktı.
Marksizm hem pratikten çıkmış bir bilgi bütünüdür, hem de bir yöntemdir. Marksizm ancak onun yöntemiyle öğrenilirse doğru Marksist sonuçlara varılabilir. Marksizmin gelişim tarihini, embriyon halinden olgunlaştığı, doruk noktasına çıktığı noktaya kadar diyalektik yöntemle… »
Ne değişecek, kim(ler) değiştirecek?
Türkiye’nin 78 il, 514 ilçesinde örgütlenmesini tamlamadığını deklare eden Türkiye Değişim Hareketi (TDH) lideri Mustafa Sarıgül, “Ötekisi olmayan bir Türkiye için yola çıktık” diyor ve ekliyor: “Demokrasinin sesiyiz.” TDH kurucuları arasında, Mehmet Moğoltay, Onur Kumbaracıbaşı, Hikmet Çetin, Yüksel Yalova ve Bülent Tanla’nın yanı sıra; Sabri Erbakan, Hayri İnönü, Hakan Dolakay, Tonguç Çoban gibi isimler bulunmakta…. »
Türkiye’de sendika var mı?
Türkiye Cumhuriyeti Başbakanı Recep Tayyip Erdoğan geçtiğimiz hafta , her fırsatta Tekel işçilerinden bahsetti. İşçileri yan gelip yatmakla, sendikayı kışkırtıcılıkla suçladı. Seçimlerde aldığı oyların sayısını ve “ayaklar baş olursa, kıyamet kopar” anlayışını hatırlattı. “Siz kim oluyorsunuz! Bu ülkeyi ben yönetiyorum” dedi.
Kim oluyor bu sendikalar?
Başbakan’ın sorusuna soru ile cevap verelim. Hem de New York’a giden Papa’nın… »
TEKEL işçilerinin direnişi çıkmaz sokak mı?
TEKEL işçilerinin haklı ve meşru bir zeminde verdikleri mücadele yıllardan beri üzerlerine “ölü toprağı” örtülmüş işçi sınıfının bütününe moral değer kazandırma eğiliminde. Fakat ne yazık ki TEKEL işçileri üretilen bu moral değere rağmen, bir yandan da sınıfın diğer katmanları gibi sermayenin ve devletin uzun yıllar ideolojik propagandasının etkisinden kurtulabilmiş değil. Bu olumsuzluk, TEKEL işçisinin… »
Bugün 24 Ocak. Hüzün doluyor insan.
Memleket, bugün 2 büyük vatan evladını kaybetti. Birisini bir Pazar sabahı, Ankara kar altındayken kaybettik. 1993’te. Ötekisi Valilik konağına giderken Diyarbakır’da, 2001’de.
İkisi de bu vatana, daha sı insanlığa büyük emeği geçmiş kişiler. Mekânları cennet olsun.
Birisi araştırdı, araştırdı ve araştırdı. Yazdı, güldürdü, düşündürdü. Sonra öldürüldü.
Ötekisi yatıştırdı, yatıştırdı ve yatıştırdı. İstedi, tasarladı, gerçekleştirdi. Sonra… Sonra o da… »
Lenin: “Farklı bir yol izleyeceğiz.”
Genç ve devrimci Lenin
Rusya’nın Simbirsk şehrinde doğan Lenin, yaşamının ilk yıllarında iki trajedi ile karşı karşıya kalmıştır. Bunlardan birincisi 1886 yılında babasının beyin kanaması sonucu ölümüdür. İkincisi de Mayıs 1887′de abisi Aleksandr Ulyanov’un Rus çarı III. Aleksandr’ın hayatına kasteden bir bombalama eylemine katılması nedeniyle asılmasıdır. Aleksandr tutuklandığı sırada yanında kız kardeşi vardır. Lenin’in kız kardeşi… »
“TEKEL İşçileri Genel Grev Kararı Bekliyor”
TEKGIDA-İŞ Adana’dan Yaşar, “İşçiler konfederasyonlardan genel grevi gündeme almasını bekliyor. Şartlar oluştu; hükümetin emekçilere saldırmadığı alan kalmadı. Açlık grevi son çaremizdi. Şimdi ölsem çocuğuma daha fazla emekli maaşı bağlanacak” diyor.
Cafer Yaşar, 24 yıllık tütün işçisi. Temmuz 2008′de TEKEL’den usta olarak emekli olmuş. İşletmede örgütlü TEKGIDA-İŞ sendikasının Adana Şube Başkanı. Şimdi, TEKEL işçilerinin Ankara’da sürdürdükleri direnişte.
Bugün,… »
KARADENİZ İSYANDADIR
Karadeniz vadilerinde yapımı devam eden hidroelektrik santraller (HES),
uzmanların daha önce de açıkça dile getirdiği gibi bölgedeki doğal ve
kültürel yaşamı bir bütün olarak yok etmektedir.
Bölgede faaliyet gösteren şirketler yasa – hukuk tanımamaktadır.
Rize’nin Senoz Vadisi’nde verilen hukuk mücadelesiyle 2009′un Mart ayında
yürütmeyi durdurma kararı alınmış olmasına rağmen şirketler faaliyetine ara
vermeksizin devam etmekte, yöre halkının haklı tepkilerini hiçe sayan… »
Biz Ermeni Öldürürüz!
Tarih; 2007 Yılı ocak ayının son günleri…
Can sıkıntısı ve adı bir şeylerle uğraşmak olsun düşüncesi ile diksiyon kursuna gidiyordum bundan tam 3 yıl önce. Sıcacık insanların oluşturduğu güzel bir ortamda bir şeyler öğrenmenin keyfini yaşıyordum adeta… Diksiyon hocamızı çok seviyor, yaşı sınıftaki birçok kişiden küçük olmasına karşın ona karşı büyük saygı duyuyorduk. Kurs süresi 4… »
Polonya Üzerine Notlarım
Varşova’ya inişimde pasaport kontrol memurunun “Daha önce Batı Avrupa’ya geldiniz mi?” sorusundan anladım ki Polonya’yı bir Batı Avrupa ülkesi olarak görüyordu bazıları. İçten içe gülmüştüm. Daha sonra beni havaalanından alan arkadaşımın evine giderken buz gibi bir iklim ve mimariyle yüzyüze geldim. Binalarıyla, sokaklarıyla ve tramvaylarıyla bir Post-Sovyet ülkesiydi burası. Diktatörlüğün izlerini hala taşıyordu. Kafamda nereye… »
