Aleviler ve Sosyalizm
Uzunca bir süredir sol dokunun hakim olduğu, kitlesel bir eylemliliğe şahit olmamıştık. Ta ki Alevi mitingine kadar. Sayı tartışmalarını gereksiz bulmakla birlikte, mitingin sol dokunun hakim olduğu ciddi bir kitleyi bir araya getirdiğini vurgulamakta fayda var. Her ne kadar yüz binler, medyada “binlerce kişi” olarak lanse edilse de, miting yıllardır özlenen bir kitleyi bir araya getirmişti. Mitingin kitleselliği kadar önemli olan diğer bir nokta da, sol’un halkla kaynaşması, samimi bir şekilde sol’un ve alevilerin buluşmasıydı. Türkiye sol’u yıllardan sonra ilk kez, ciddi bir halk kitlesiyle, samimi bir şekilde buluşuyordu.
Diğer bir nokta da, mitingin işaret ettiği doğrulardı. Miting çağrısında yer alan ana başlıklar; eşit yurttaşlık hakkı, gericiliğe, emperyalizme, ayrımcılığa karşıtlık alanda da ciddi bir şekilde somutlanmış oldu. Miting sloganları ciddi bir şekilde alanda karşılığını buldu. AKP’nin “Alevi açılımı”na karşı alevilerin ilerici, sol bir refleks göstermesi; eşitlik özleminin, gericilik ve emperyalizm karşıtlığının AKP karşıtlığında somutlanması doğru bir teorik çizgiyi işaret ediyordu. Kürt açılımının tersine, Alevi açılımının çokta alevilerce sahiplenilmediği, aksine alevilerin sürece karşı bir direnç oluşturduğu bu mitingle doğrulanmış oldu.
AKP’nin ülkeyi “Yeni Osmanlı” yolunda dünüştürme planlarına karşı alevilerin bir direnç odağı oluşturacağı söylenebilir. Açılım sürecini, daha fazla AKP karşıtlığı ile karşılayan, sağcılaşan bir toplumda daha fazla solculaşan alevi toplumunun AKP karşıtlığı üzerinden bir direnç odağı oluşturması kadar doğal bir süreç olamaz. Alevilerin yıllardır, iç güdüsel olarak gericilik karşıtı sol bir özne olduğu söylenebilir. Yalnız geçmiş yıllardan farklı olarak, alevi hareketinde çok ciddiye alınması gereken bir değişim vardır. Yıllardır alevilerin gericilik karşıtı sol duyarlılığını, üzerinde toplayarak, düzen içi sınırlar içerisinde tutan, belli dönemlerde de düzenin ihtiyaçları doğrultusunda gerekli alanlara kanalize eden CHP’den aleviler kopuş süreci içerisindedir. CHP Genel Sekreteri Onur Öymen’in son dönemde ki “Dersim Katliamı” üzerine sözleri bu kopuşu daha da hızlandırmıştır. Her ne kadar bu kopuş, alevi örgütleri tarafından “Alevi Partisi” gibi hala havada duran bir alana yönlendirilmeye çalışılsa da, alevilerin bu dönemden sonra sosyalist sol’la buluşması muhtemeldir. Yıllardır düzen sınırları içerisinde gemlenen alevilerin ilerici refleksleri komünistlerin yerinde ve doğru müdahaleleri ile düzen dışı bir alana kaydırılabilir. Tabi ki bunun yolu da süreci doğru anlamaktan ve alevilerin sol duyarlılığını doğru hamlelerle sosyalist çizgiye çekmekten geçiyor.

Türkiye sol’u bu süreçte kolaycılıktan uzak durmalıdır. Alevi sorunları, yalnızca sosyalist perspektifle çözülebilecek sorunlardır. Komünistler tarafından da alevilere gösterilecek yol, sosyalizm olmalıdır. Kısacası sol, alevilerin derdine, sosyalizmle derman olmalıdır. Bu yüzden, “Eşit yurttaşlık sosyalizmde” sloganı doğru bir çizgiyi işaret etmektedir. Tabi ki bahsettiğim “Yaşasın Sosyalizm!” demek ve kenara çekilmek kolaycılığı değildir. Komünistlerin alevilere sosyalizmi götürmesi gerekmektedir.


Dinmeyen merhaba,
Ben “solculuk-sağcılık” ve “ilericilik-gericilik” ikilemlerini doğru bulmamaktayım. Bunlar göreceli kavramlar ve bu topraklarda sanki yer değiştirmiş gibi de durmakta. Bu gün alevi-bektaşi inancının önünde en büyük engel din, inanç ve ifade özgürlüğüdür. Oysa bu istemler sistem içinde çözülemeyecek talepler değildir. Fakat bu talepleri güya laik devlet ama özde bir çeşit “resmi din”i temsil eden güçler bastırmıştır. Sosyalist hareket açısından ezilenlerin tüm sorunları çözüme kavuşturulmalıdır. Bu durum Alevi-Bektaşiler içinde geçerlidir. Sosyalistler bu mezhebin üzerinde uygulanan baskılara karşı mücadele vermelidir. Fakat kendisi de müslümanlığın bir mezhebi olan bu gelenek sürgit, sosyalist hareketin müttefiki olamaz. İnanç ile bilinç arasında çok önemli fark vardır. Topumsal bilince adım atmış her birey sosyalist mücadeleye bir o kadar da yaklaşmış olacaktır.
Sevgilerle…
Sol-sağ ya da ilericilik-gericilik kavramlarının düzen açısından muglaklaştırılmaya calışıldığı doğrudur. Ancak komünistler açısından bu kavramlar muğlak değil gayet nettir. Yazıda gecen bu kavramların marksist bir bakış açısıyla değerlendirilmesi gerektiğinin vurgusunun yapılmaması belki yazının eksik kalan yönüdür. Onun dışında bu kavramlar komünistler açısından gayet nettir.
Alevilerin taleplerinin bir kısmının sistem içinde çözülebileceği düşünülebilir. Yalnız mitingde bu konular dışında gayet önemli olan başka vurgularda vardı. Örneğin emperyalizm karşıtlığı, gericilik karşıtlığı , parasız eğitim, parasız sağlık ve sistem içinde çözülemeyecek başka talepler. Bizzat mitingin çağrı afişinde de miting alanında da bu talepler dile getirilmiştir.
Miting Afişi:
http://www.alevifederasyonu.com/index.php?option=com_content&task=view&id=394&Itemid=1
Alevileri sadece toplum içerisindeki dinsel bir grup olarak görmek ciddi bir teorik hatadır. Alevilerin bugün CHP’den kopuşu, düzen karşıtlığına denk düşen taleplerle, yüzbinlerle alanları dolduruşu sosyalistlere müdahale alanı oluşturmaktadır. Ayrıca alevilerin dinsel talepleri olduğu kadar, düzen içerisinde çözülemeyecek ilerici taleplerinin olması, hatta bu taleplerin dinsel taleplerin önüne geçmesi önemli bir değişimi işaret etmektedir.