Cuma, Temmuz 31, 2009
Şiddetsiz İletişim dünyada en çok konuşulan tekniklerden bir tanesi. Dünyamızdaki sosyal ve siyasal tartışmaların aşılmasında, dünyada barışa dair kullanılabilecek en güzel araçlardan bir tanesi. Bu yaklaşımın dünyada kullanılmakta olan adı nonviolent communication, yani şiddetsiz iletişim. İçinde şiddet kelimesi geçiyor. Söylediğimiz ve odaklandığımız şeyleri yaşamımıza çektiğimizi belirten birçok öğretiyi dikkate alınca bu ifade şiddet kavramını çalışmanın… »
Etiketler: Carl Rogers, çatışma, dil, enerji, İhtiyaç, konuşma tarzı, Marshall Rosenberg, nonviolent communication, şefkat, Şiddetsiz İletişim, Sürdürülebilirlik, yürekten iletişim, Zeynep Kocasinan
Renkler | No Comments »
Çarşamba, Temmuz 29, 2009
Göçebelikten Göçmen Topluma
Doğudan Batıya, Türkiye’den Almanya’ya, Balkanlardan Türkiye’ye, Anadolu’dan Yunanistan’a veya Ermenistan’a… İş bulma umuduyla gönüllü veya çeşitli nedenlerden zorunlu… Göç… Bu coğrafyanın en derin yaralarından. Aynı zamanda kültür birikiminin, folklorünün, müziğinin en hüzünlü itkilerinden… Göç…
Adına mübadele deyin, tehcir deyin, umut tacirliği deyin… Sonuçta insanoğlunun kendi türüne yaşattığı en büyük acılardan… Halklar arasındaki kaşır kaşımaz… »
İçerik | 1 Comment »
Salı, Temmuz 28, 2009
Haber şurda…
Bir çocuğun parmağı kopuyor. Kopmuş parmağı poşete koyup çocuk ve ailesi hastane hastane dolaşıyorlar. Üç devlet hastanesi çeşitli vesilelerle çocuğun kopuk parmağını dikmiyorlar. Özel hastaneler fahiş fiyatlar talep ederek hastayı geri çeviriyorlar. Sonuçta çocuk, hayatına parmaksız devam ediyor.
Bu çocuk, kimin nesi ki ne?
Haber üçüncü sayfa haberi olarak geçiyor. Oysa bu haber sürmanşet!
Hani kimse hastane… »
Gündem, İçerik | No Comments »
Salı, Temmuz 28, 2009
1
Gökyüzü ile yeryüzü arasındaki irtibatın adı olan aşk, doğmak için aradığı nesneyi nihayet bulmuştur; Bu nesne, tanrısal tezahürlere olabilecek en geniş spektrumda yol açabilen insan bedenidir.
Bütün kasları –eğitilerek-ortaya çıkmış erkek bedeni ise, tanrısal gücün yeryüzündeki en doğrudan tezahürüdür. Böyle bir beden karşısında doğan ilgi, bu gücün ve güzelliğin aynı zamanda ‘erdem ve soyluluk’ barındırdığı yanılsamasıyla… »
Felsefe | 2 Comments »
Pazartesi, Temmuz 27, 2009
Biz Türkler biraz garip bir milletiz. Aslında garip de değil de, tam bir 3. dünya milleti gibi davranmaktayız. Güçsüzün garibanın hakkını savunma işini bazen abartıp, haklıyla haksızı birbirine karıştırıyoruz.
Bu konulardan bir tanesi de, patrikhane konusu. Hulki Cevizoğlu’nun özellikle “Ya sev, ya sevr” adlı kitabında belgeleriyle açıkladığı gibi, Vatikanvari, bağımsız bir Bizans dini devleti kurmayı amaçlayan,… »
Etiketler: 3.dünya, Atatürk, Avrupa muhibi yazarlar, Egemen Bağış, ekümenlik, faşistlik, Fener Rum Patrikhanesi, Heybeliada Ruhban Okulu, Hulki Cevizoğlu, İbrahim Erdal, Islahat dönemi, Kıbrıs, Lozan antlaşması, Makarios, Orhan Çekiç, orta çağ, Ortodoks cemaati, patrik, patrikhane, ruhban okulu, ruhban sınıfı, tehvid-i tedrisat kanunu, Türk Milleti, Türkiye Cumhuriyeti, Venizelos, Ya sev, ya sevr, Yağma Hasan’ın böreği, yunanistan
Yurttan | 1 Comment »
Cumartesi, Temmuz 25, 2009
Giriş.
Klasikler üç kere okunur, derler. İlk kez çocuk iken, sonra yetişkin iken ve bir de olgunlukta. İşte ben de “Edebiyat ve Hukuk” çalışmalarımın bir bölümünü, “ikinci okuma sürecimde” beni yeniden etkileyen eserleri çözümlemeye adayacağım. İlk olarak Gulliver’in Gezileri ile başlamak istiyorum. Jonathan Swift’in 1726 yılında tamamladığı Gulliver’in Gezileri, klasikler arasında en sevilen eserlerden biri. Hem… »
Etiketler: edebiyat ve hukuk, Güliver'in Gezileri, Gulliver, Gulliver'in Gezileri, Jonathan Swift, klasikler, Lilliput, siyasal hiciv
Kültür-Sanat, Renkler | No Comments »
Cumartesi, Temmuz 25, 2009
Bir önceki yazıda komşumuz polikliniğin jenaratörüynen, iklimlendirme sistemiynen yarattığı gürültü kirliliğine karşı bir mücadele başlatacağımı belirtmiş idim (bkz. Gürültünün Tecavüzü). Evet dediğime başladım, gürültünün giderilmesi adına öncelikle Göztepe -yeni öğrendim SSK değil- Sağlık Bakanlığı Eğitim ve Araştırma Hastanesi Merdivenköy Polikliniği’ni ziyaret ettim.
Başhekim Yardımcısı Nerede:
Başhekim yardımcılarına ulaşmaya çalıştım. Danışmadan bana birinci kata çıkın dediler. Odacılar odalar… »
Etiketler: Ali Sökmen, Başhekim yardımcısı, Baştabip Muavini, belediye, dilekçe, Edebiyatçılar Derneği, Gürültünün Tecavüzü, hasta, hasta hakları, Hastane, imza toplamak, Jenaratör, merdivenköy, Merkeb, odacı, Pertev Naili Boratav, poliklinik, Sağlık bakanlığı araştırma hastanesi, Sağlık Bakanlığı Eğitim ve Araştırma Hastanesi, SSK, teknik bölüm, toplu dilekçe
Artık yeter, Genel, Haklar ve Özgürlükler, Yozlaşma, Yurttan, İçerik | No Comments »
Cuma, Temmuz 24, 2009
Tasarım ile ilgili çok önemli bir kavram var. Tasarımcı değilseniz ya da sürdürülebilirlik konuları ile yakından ilgilenmiyorsanız belki de henüz çok duymadığınız bir kavram olabilir bu, ama herkesin farkında olması gereken bir kavram diye düşünüyorum. Bilinçli tüketici olmak sadece haklarımızı korumak anlamında değil çevreyi korumak anlamında daha da önemli hale geliyor. Kavramın adı Beşikten Beşiğe… »
Etiketler: çevre, cradle to cradle, Michael Braungart, Sürdürülebilirlik, Tasarım, William McDonough, Zeynep Kocasinan
Doğal Yazılar | 2 Comments »
Cuma, Temmuz 24, 2009
Vikinglerin topraklarında ironik bir parti: Korsan Partisi
1 Ocak 2006 da İsveç’te kurulan Korsan Partisi, telif hakkı yasaları, patent ile ilgili değişiklik ve bu konularda reform hareketleri için mücadele yürüttüğünü iddia etmektedir. Parti programında, devlet yönetiminin şeffaflığı ve internet üzerinde gizlilik için doğru, dürüst bir ortamın güçlendirilmesi için çabada bulunmaktadır.
Korsan Partisi, 2006 seçimlerine girdiğinde oyların… »
Etiketler: Avrupa Parlamentosu, Aydınlık Türkiye Partisi, Bağımsız Türkiye Partisi, Britanya, Emek partisi, Halkın Yükselişi Partisi, İşçi partisi, İsveç, Korsan partisi, Liberal Demokrat Parti, Özgürlük ve Dayanışma Partisi, Slovenya, telif hakkı yasaları, The Pirate Bay davası, Türkiye Komünist Partisi, Viking
Ekonomi / Politik | 2 Comments »
Cuma, Temmuz 24, 2009
Yukarıdaki başlığın benzerini, Osmaniye Valiliğine atandığı için, İstanbul’luların bir nebze olsun rahat nefes alabileceği, Celalettin Cerrah beyefendiler de buyurmuşlardı.
Yani siz bir şehrin asayişinden sorumlu ,emniyet müdürüsünüz, ancak vatandaşlarınıza sahip çıkamayıp, görevinizi elinize yüzünüze bulaştırdığınız gibi bir de vatandaşlarınızı suçluyorsunuz. Akıl alır bir şey değil.
Nasrettin Hoca fıkrası vardır hani, çocukluğumuzdan. Evi soyulan Nasrettin Hoca’yı suçlar herkes…. »
Etiketler: arsız, Atatürk, Celalettin Cerrah, davulcu, Determinizm, Diyojen, elitist, emniyet müdürü, Hain, Halk, haydut, Hırsız, hortumcu, Kendi başına bırakılan çocuk, masonvari, namuslu kalmak, namussuz, Nasrettin Hoca, Osmaniye Valiliği, Patronsuz, Serbest Yazarlar, soyguncu, sözde kemalist, ya davulcuya, ya zurnacıya, ya zurnacıya gider, Yaban, Yakup Kadri Karaosmanoğlu, zurnacı
Gündem | 3 Comments »